Tuğçe Çamsarı

Yayında olmak yaşamaktır. Gerisi ise sadece beklemek..

Tiktak..

Ve ben şimdi buradayım, yine uzaklarda bir yerde, kurabiyelerle çaydan, o, dünyanın en güzel öğleden sonralarından, o, insanda anlaşılmaz bir heyecan uyandıran şarkılardan, masallardan çok uzaktayım.. Geri dönülemeyecek kadar uzakta..

Neden böyle değil? Neden dünyanın her yerine, en uzak yolları geçerek gidebiliyoruz da zamanın içinde böyle bir yolculuğu ancak hayalimizde yapıyoruz?

Zaman da mekan gibi önümüzde böyle uzanıp gitse, biz de istediğimiz gibi onun içinde gidip gelsek olmaz mıydı?

Bütün o yitirdiğimiz güzel anları, yaşarken ellerimizin arasından kayıp gittiğini farkedemediğimiz günleri, unutulmaz seslenişleri, dokunuşları, öpüşleri, gençliğin vazgeçilmez ürpertisini, heyecanını, yürek çarpıntısını tekrar yaşayabilseydik.. Kapıdan girdiğimizde o aşina koku gelseydi..

Sormak isteyip te soramadıklarımızı, tam söyleyecekken vazgeçtiğimiz sözleri, bir başka zamana ertelediğimiz hayalleri, o an için bizi engelleyen bir şey yüzünden hep pişmanlık duyduğumuz ne varsa yaşamak için bir şans daha verilseydi..

Hayatın bir yerinde verdiğimiz kararı değiştirip yeniden başlamak.. Rastlantılar zincirini değiştirmek.. Kendimizle birlikte etkilediğimiz insanların yaşamöyküsünü de yeniden kurmak.. Sanki dev, çözülmesi güç bir yapbozun garip biçimli parçalarını yeniden farklı bir resim oluşturacak şekilde bir araya getirmek..

Ah, hayır, biliyorum, o makinayı yapmadılar..

Related posts:

Gözbebeği..
Don't You Remember..
Dijital Aşka 224 Tweet ve 70 Facebook Mesajı Yeterli..

Posted in Aşk by admin on Aralık 25th, 2010 at 17:09.

1 comment

One Reply

  1. Yüreğine sağlık… güleç kız…


Leave a Reply


Analytics Plugin created by Web Hosting