Tuğçe Çamsarı

Yayında olmak yaşamaktır. Gerisi ise sadece beklemek..

Kadınlar..

Hiçbir kadın, koşa koşa, yüzünde bir tebessümle kürtaj olmaya gitmez. Can verme mucizesini yaşamamayı seçerken, elinde çelik gibi soğuk, bıçak gibi keskin, kor gibi kızgın sebepler tutar. Tanışmadan vedalaştığı yavrusunun yükünü bir ömür taşır, düşününce gözleri dolar. Kadınlar kendi yavrularının soğukkanlı birer katili değil, onların bir ömür koruyucu meleği, kulu kölesidirler. Her kadın anne olmanın, hayat vermenin ve o yavruya en güzel hayatı hediye etmenin hayalcisi, yorulmaz işçisidir. Nokta.

Kürtaj yasaklanırsa, -Allah’ ım nolur bizi yasaklar ülkesine çevirme- Zeynep, bir hastanede hijyenik bir ortamda doktorlar kontrolünde değil, bir arkadaşının elini tutarak götürdüğü tuhaf bir apartman dairesinde, tehlikeli alet edevat ve cahil insanlarca kürtaj olur. Büyük ihtimalle mikrop kapar, hastalanır, belki ölür.

Filanca teyzeler, falanca tanıdıkların evlerinde geceleri ışık yanar. Sedirler ameliyat masasına, tencereler hijyen kovasına, şişler çatal bıçaklar tıbbi aletlere dönüşür. Bir doktor yoksa, ‘ doktorculuk’ oynayan insanlar bu işi yapar.

Çünkü bir kadın, o çocuğa hayalindeki geleceği veremeyeceğini hissettiği anda karar verir, ruhunu kanatır, kafaya koyduğunu yapar. Bir kadın kafaya koyduğunu, en büyük yasaklar ülkesinde de yaşasa, yapar. Nokta.

Bir kadın, ‘ kürtaj yasaklansın’ daki vicdanı anlar ama ‘ yasak’ kelimesiyle ürperir. Kadınlar alt metinleri inanılmaz büyük hızla okurlar. Kürtaj tartışmasının, kürtaj değil başka bir şeyin tartışması olduğunu sezer, gözlerini asıl meseleye dikerler. Asıl mesele, kendi bedeninde yaşadığı acıklı bir cenazeye tanımadığı insanların baskın yapmasıdır.

Kadınlar toleransın olmadığı yerde nefes alamazlar. Saçlarını örtenleri, kürtajı reddedenler kadar anlar, yüreklerini başka hayat tarzlarının varlığına açabilirler. İnanılmaz esnek yürekleri vardır. Çünkü kadınlar anneliklerinde, kendilerine hiç benzemeyen yavruları da bağırlarına basabilme gücüne programlıdır. Nokta.

Hangi kadına o meşhur “ Hayatın, özgürlüğün ve mutluluğun yollarını aramada hepimiz eşitiz” cümlesini okursanız, yüzünde bir gülümseme, kalbinde bir umut olur. Ben bu cümlenin altına imza atmayacak bir kadın tanımadım. Bu cümle uçurtma dolu bir gökyüzü gibidir. Hayatın cömertliğine, seçim serbestliğiyle şükreder.

Yeni bir anayasanın hazırlandığı şu günlerde, kadınların tepesine gökyüzü koyun, prangalar takmayın bedenlerine.

Mutlu kadınlar oldukları yeri cennet yaparlar. Siz yeter ki, herkesi virgüllerle yan yana dizecek o zengin cümleyi kurun. Virgül.

 

 

K: N.K.

Related posts:

Hayat kısa sen daha hâlâ..
İnsanları da bulmak istediğiniz gibi bırakınız..
En Hakiki Yerli Ölçü Birimleri..

Etiketler:, , , , ,

Posted in Sevdiğim Alıntılar by admin on Haziran 5th, 2012 at 22:07.

1 comment

One Reply

Analytics Plugin created by Web Hosting