Tuğçe Çamsarı

Yayında olmak yaşamaktır. Gerisi ise sadece beklemek..

Akrep ve Yelkovana Tutunmak..

Güzel bir hediye aldım yeni yılın başlangıcında. Estetik ama asıl özelliği kararlı ve inatçı bir hediye. Ne mi bu hediye? Resimde de gördüğünüz gibi  tersine dönen bir saat. Evet doğru okudunuz, tersine.. Tüm bu akıp giden zamana inat o tersine çalışıyor hem de bağıra çağıra..

Aslında aynı odada ikimiz bugüne kadar hiç barınamadık. Yani tik tak öten bir saat ve uykumda sessizlik isteyen ben.. Ama bu saatle ilişkim farklı. Bir kere ona hayran oldum. Aksi, tek düzeliğe, dayatmalara karşı bir isyanı var. Tersine kendi bildiği yönden akıtıyor dakikaları hatta saniyeleri. Aslında şu an beni de yaratıcılığa yönlendiriyor, işte bu yazıyı yazdırıyor bana. Gene tik tak, tik tak ben buradayım diyor.  Ama gariptir bu zamana kadar her saatten farklı bu beni gülümsetiyor. Verdiği umuttan mı, alındığı günden mi, yoksa aklıma gelen diğer bir sürü hatıradan mı bilmiyorum ama ona bakıp gülümsüyorum. Sonra diyorum ki hadi geri al zamanı değiştir yaşananları.. Son bir kaç haftaya dek pişmanlıklarım hiç yok derken şimdi birbiri ardına sıralanıyor akrep ve yelkovana tutunarak.. Beni güçsüz, yalnız yakalayan bir zamanda alınan yanlış kararlar.. İşte dönsem geri, saatin akrebini, yelkovanını tutarak hatta daha çabuk olsun saniyesini tutarak düzeltsem yaptığım saçmalıkları.. İşe yarar mı ki? Bilmem.. Dedim ya umutluyum. Önce düşüncelerimde, aklımda, yüreğimde, aldığım kararlarda.  Sonrasında ise hayatımda, alacağım kararlarda.

Şimdi diyorsunuz ki bir saatten bu kadar anlamı nerden çıkarttın? Tam zamanında girdi hayatıma bu güzel hediye. Onun kalbi içindeki pilleri. Benim ki ise elimi koyduğumda atmasını hissettiğim yüreğim. Bir ara unuttuğum, varlığını geç fark ettiğim yaşam belirtilerim. Saatte tik tak, bende ise güm güm..

Kusura bakmayın size okurken saçma gelebilir, bir nesneye bu kadar anlam yüklemek ama ne yapayım bu saat bana ilham veriyor. İnatçılığı beni tekrar inada sürüklüyor, umut etmeye, savaşmaya, tutunmaya, güçlükleri yenmeye, eski Tuğçe olmaya. Tutunuyorum geriye doğru akan saatimin akrep ve yelkovanına, dönüp bir kaç hafta önceye yeniden inşa ediyorum gücümü, kendimi. Ama yavaş yavaş.. Her gün bir tuğla koyarak. Sabırla..  Bir de o günü hatırlayıp gülümsemeyle.. 🙂

Related posts:

Hayat Müzikali..
İşte WordPress Kitabım..
Günde En Az 20 Dakika Çalışmadan Durmalısınız..

Etiketler:, , , ,

Posted in Kişisel by admin on Ocak 28th, 2011 at 22:54.

Add a comment

Previous Post:   Next Post:

No Replies

Feel free to leave a reply using the form below!


Leave a Reply


Analytics Plugin created by Web Hosting