Tuğçe Çamsarı

Yayında olmak yaşamaktır. Gerisi ise sadece beklemek..

Aç Kal – Budala Kal: Steve Jobs.. Her daim saf biri..

 

Bir kaç gündür yazmayı plandığım ama bir türlü düşüncelerimi toplayamadığımdan dolayı ertelenmiş bir yazı bu. Ama gerek mesleğimden gerek hayat bakış açısından gerek dahiliğinden ya da yaratıcılığından, azminden, gücünden ve sayamadığım bir çok özelliğinden etkilendiğim bir isim benim için Steve Jobs.. O yüzden bu yazı gerekliydi. Bir çok açıdan ve senelerdir..

Şanslı bir kişiyim. Beatles’ dan, Bach’ tan, Gandhi’ den, Picasso’ dan sonra doğmuşum. Dünya daha güzel ve ben o güzelliklerin içerisine geliyorum. Tabi ki de Steve Jobs’ da bu kahramanlardan biriydi. Küçümsenecek bir insan değil. İnsanlık zaten öyle küçümsenecek bir şey değil. Bir gün burda giderken içinde yaşadığım şu dünyayı güzel bırakarak gitmek isterim. Yaptığım işimle, öğrencilerimle, yazdığım kitapla ve daha altına imzamı atacağım bir çok nefesle.. Steve Jobs’ da o yüzden bu kadar özel bir insan benim için. Apple, Macintosh’ u yaptığında bilgisayar denen şeyi; iPod ve iTunes’ u yaptığında müzik denen şeyi; iPhonu da telefon denen şeyi geri dönülemez bir şekilde ters yüz etti. Bize de hem laptop’ unu, hem iPhonu’ unu, hem iPad’ ini elzem ve kullanışlı kıldı. Hepsini istedik. Hem de bir çocuğun yanından hiç ayıramayacağı türden oyuncağımız gibi sahiplendik, sevdik, benimsedik.

Geçenlerde iPhone kullanıcısının birinden şu cümleyi duydum: ” Düşünsene öyle bir şey yapıyorsun ki, rakiplerine seninle baş edebilmek için tek yol kalıyor: Seni taklit etmek! ”

Geçen gün ölüm haberini aldığımda Twitter ve Facebook hesaplarıma ondan geriye kalan başka güzel bir şeyi, 2005 Stanford konuşmasını koydum. Yıllar önce karşıma çıkmıştı, dinlemiştim ama o gün tekrar dinlediğimde daha bir dikkat ettim de gözlerimi dolduran bu konuşmadan ve bize bu kadar güzel sihirli şeyler bırakan bir adamdan çıkan o güzel düşünceleri bir daha burada paylaşmak istedim. Çünkü unutuyoruz. Çoğu zaman.. Saçma sebeplerle.. Çünkü anlamak için illa ölümle karşılaşmamız gerekiyor. Artık bunları tartışmayalım bile..

” Her şey.. Bütün beklentilerin, bütün gururun, rezil olma korkun ya da kaybetme korkun, bütün bunlar ölümün yüzünü görünce dağılıp gidiyor. Sadece önemli olan geride kalıyor.

…..

Kaybedecek bir şeyin olduğu tuzağından seni en iyi koruyan şey, öleceğini hatırlamak.

…..

Zaten çıplaksın. Kalbini dinlememek için hiçbir sebep yok ki!

…..

Kimse, hatta cennete gitmek isteyenler bile ölmeyi istemez. Ama o hepimizin gideceği yer. Kimse oradan kaçamadı. Ve zaten bu böyle olmalı. Çünkü ölüm, hayatın en güzel buluşudur! O hayatın değişim elemanıdır. Eskileri süpürür ki yenilere yer açılsın. Şu an yeni olan sizsiniz, ama bundan çok uzak olmayan bir zamanda, siz de eski olacaksınız ve sıranız gelecek. Evet çok dramatik ama doğru.

…..

Ölüm faydalı ama sadece entellektüel bir kavramdır. Kimse ölmek istemez.

…..

Zamanınız kısıtlı. Onu başkalarının hayatını yaşayarak çöpe atmayın.

…..

Dogmaların tuzağına düşmeyin, onlar başkalarının düşüncelerinin sonuçları.

…..

Başkalarının gürültüsü, içinizdeki sesi susturmasın.

…..

Noktaları ileriye bakarak birleştiremezsiniz, onları sadece geriye baktığınızda birleştirebilirsiniz.

…..

Her gününü hayatının son günü gibi yaşarsan günün birinde haklı çıkarsın.

…..

Ve daha da önemlisi, yüreğinizin sesini dinleyecek cesaretiniz olsun. O ses bir şekilde, sizin gerçekte olmanız gerekeni biliyor ve sizi oraya götürüyor. Gerisi önemli değil.”

Evet önemli değil, teşekkürler ve hoşçakal Steve Jobs..

 

 

Related posts:

Microsoft Bilişim Zirvesi 2011
Yeni Bir Sosyal Medya Mecrası..
YouTube’ dan İlk Kez Ödül Töreni..

Etiketler:, , , , , ,

Posted in Dijital Yaşam Sesleri and Kişisel by admin on Ekim 11th, 2011 at 14:53.

Add a comment

No Replies

Feel free to leave a reply using the form below!


Leave a Reply


Analytics Plugin created by Web Hosting